Eğriova Göleti
Herkese merhaba
Dostlar umarım hepinizin keyfi yerindedir yeni bir macera ile beraberiz geçen sene German Bear Kadirhan’la yaptığımız çılgın bir planla yaptığımız kampı ve yaşadıklarımızı anlatacağım.
Pandemi ülkemize girmiş temmuz ayı artık herkes maskeli kimse kimseye yaklaşamıyor hafta sonu sokağa çıkma yasakları, mart sonunda kapanma ile 1 ay evden çalışıp 1 haziranda tekrar şirkete gitmeye başladıktan sonra 4 temmuzda bir fırsat bulduk ve Amasra Çakraz’ a gidelim dedik programımızı yaptık her şeyi aldık ve cuma gününden çıktık yola aceleyle aslında akşamında Çakraz’ da olup hemen bir keşif çalışması ile çadırımızı nereye kurarız ne yaparız derken bir baktık Karabük’ teyiz daha önce Eğriova göleti ile ilgili bir konuşma geçmişti Kadirhan’ la aramızda plan bir anda değişti Eğriova göleti’ ne gidip geceyi orada geçireceğiz, sabahında toparlanıp Çakraz’a doğru gideceğiz, neyse karar verilmişti artık huzurlu ve mutluyduk.
Yol Durumu Nasıl Gideriz ?
Karabük’ le Yenice arasında 10 km gidince sola bir dönüş var oradan dönüp başladık tırmanmaya. Neyse içeri döndükten sonra açtık navigasyonu takip ediyoruz öyle yollara soktu ki bizi traktör zor gider çıktık bir şekilde ama dönüşte gördük ki çok daha düzgün yarısı asfalt olan başka bir güzergah var yukarıdaki haritada üzerinde size bu rotayı çizdim orayı tercih ederseniz çok rahat bir şekilde binek aracınızla dahi aracınızı yormadan altını üstünü sürtmeden çizdirmeden göle kadar çıkabilirsiniz.
Yiyecek İçecek Temini
Yiyecek içecek alınacak son yer Karabük yada Yenice tarafından gelirseniz oradan almalısınız yanınıza su mutlaka alın ben bir su kaynağı göremedim.
Kampın Hikayesi
Ormanın içinden inanılmaz güzel yollardan çıkmaya devam ediyoruz gerçekten Karabük Yenice ormanları Türkiye’ de bozulmamış çok kadim ve büyüleyici güzellikteki ormanlardan. Eğriova Göleti ‘ ne yaklaşmaya başladığımızda yani yoğun ormanların içine girdiğimizde hava serinlemeye başladı, nemin arttığını hemen anlayabiliyorsunuz aracın içinden dahi çam ormanlarını o burnunuzu yakan kokusu fark ediliyor. Ağaçlar büyüdükçe büyüyor insan bakmaktan kendini alamıyor tabi aracı siz kullanmıyorsanız Gölete az kalmıştı toprak yolun sağında solunda bir çok kesilmiş, yontulmuş büyüklü küçüklü tomruk vardı anladık ki kesimcilerin aktif çalıştığı bir orman.
Sonunda Eğriova göleti ‘ ne ulaştık, aracımızdan indik şöyle etrafa bakıyoruz manzara harika manzaranın tadını çıkarmamız gerekiyor ama hava saat 19:00 olmasına rağmen epeyi sert tabi bu gecenin zor olacağını bize hemen gösterdi ayağımızda terlikler var Bir an önce yakacak odun bulmamız gerekiyor dedik ve Kadirhan ile oyana bu yana koşturmaya başladık yalnız bir şey fark ettik 2 dakika içinde ayaklarımız dizimize kadar ıslandık orman içi çok yaştı yağmur yağdığını sanmıyorum Gölün etrafı bir vadi içinde kalıyor sabah güneşi haricinde güneş bile almıyor olabilir nem de fazla olunca her yer ıslak havada soğuyunca çiğlenme başladı, orman içinde odun bulsak bile yakamayacağımızı anlamış olduk.
Yakacak Odun Operasyonu
Aklımıza yol kenarlarında gördüğümüz kesimcilerin kesip almadıkları onlar için ince bizim için hazine olan odunlar geldi ama saat geçti ve göle 3 4 km uzaktaydılar, hemen araba ile çıktı yola hemen kenara çekip battaniye, örtü ne varsa araca serip başladık kuru kalan odunları toplamaya kesimciler görse kesin sıkıntı çıkacaktı o yüzden elimizi çabuk tuttuk aslında onlar için önemsiz parçalar bunlar fakat arada büyüklerde var onları da aldığımızı düşünebilirlerdi, havada kararmaya başladı artık bizi kimse göremezdi. Operasyon tamam kamp kuracağımız yeri daha seçememiştik bile odun derdine düşünce. Hemen bakındık etrafa bizden başka gölün karşı tarafında bir aile vardı çimen ot olan güzel yerler vardı fakat heryerin ıslak olması nedeniyle yol kenarında düz bir yere çadırımızı kurmaya karar verdik çünkü zaten yanımızda kışlık tulum mont falan hiç bir şey yol allahtan çadırı Husky Fighher ı getirmişiz tek güvencemiz o oldu.
Çadır kuralım uyuyalım derdimiz hiç yok daha ateş yakmadık çok açız akşam yemeği yemeliyiz. Bir yandan masayı kamp ocağını kuruyoruz ben hemen benzinli ocağı yaktım ve çayı koydum bir an önce çaya kavuşalım diye Kadirhan ateşi yakmaya çalışıyor tabi aldığımız odunları arabadan indirmek onları yanabilecek küçük parçalara bölmek zaman alıyor gerçi bu odunlar bile nemliydi istediğimiz ateşe ilerleyen zamanlarda ulaştık zor yandı odunlar bu yüzden gidecekseniz mutlaka biraz odun götürün biz 4 Temmuz da oradaydık Ağustos ayında tabi ki daha sıcak ve daha kuru olacaktır ama ormanın içinde çok kurumuş ve kuru ağaç yok. Ateşin başında ısınmaya başladık bir yandan karnımızı doyurduk mutluyuz yıldızlar ve manzara çok hoş yalnız üşüyoruz hava buz gibi acı çekiyoruz arabadaki battaniyeler hayatımızı kurtardı diyebilirim birini Kadirhan birini ben sarındık , yedek getirdiğimiz atlet t-shirt ne varsa sardık kafamıza boynumuza görseniz kışın dışarda yatan evsizler den hiç bir farkımız yok.
Dolunay ve Yakamoz
Ateşin yanında çok mutlu bir şekilde oturuyoruz karınlar tok çayımızı yudumluyoruz tabi bir problem var çadır kurulacak ve bunun için ateşin yanından ayrılmamız gerekiyor, bir anda ayın yükseldiğini ve tam karşımızda vadinin arasından bize baktığını gördük manzara inanılmaz tabi ki biraz keyfini çıkardıktan sonra aldım makinayı ve tripod u bir kaç gece fotoğrafı çekmeliydim uzun pozluyorum ayar yapıyorum ama çok soğuk donuyorum güzel kareler elde ettim gerçekten yorulduk ve artık uyku vakti gelmişti.
Çadır için uygun bir yer bulduk ayrıca sizler için haritada çadır kurmak için uygun yerleri işaretledim kuruluma başladık Kadirhan ile artık herhangi bir çadırı ışıksız bir ortamda bile 5 dakikada kurar hale gelmiştik sorun ateşten uzaklaştığımız için içimize işleyen soğuktu ayakta terlik kafamızda atlet üstümüzde ince bir battaniye matımızı falan serdik her şey tamam ama kafamızda tek soru işareti gece uyuyabilecek miyiz yanımızda yazlık ince tulumlar var çadıra güveniyoruz girdik tulumlara gözümü kapattığım gibi sabah uyandım hiç üşümedim inanın belki de çok yorgunduk ama çok güzel bir geceydi dinlenmişiz gayet dinç ve enerjik biçimde kalktık.
Sabah güneşi ile ayaklandık erkenciydik kahvaltımızı yapıp biraz manzara keyfi biraz ortamın sabah güzelliğini tadıp yola çıkacağız rotamızda Çakraz var gittiğimiz kamplarda yorgunda olsak bir totemim var her zaman sabahları uygularım, kamp işi aslında yorucu bir iş programlı olmazsanız inanılmaz yorulabilirsiniz bu yüzden sabahları bu totemimi uygularım Manzaraya karşı bakar derin derin temiz havayı içime çeker buz gibi su ile yüzümü yıkarım ve mermi gibi güne başlarım aynısını uyguladıktan sonra masayı kurmaya koyuldum o sırada 50 yaşında bir abimizin toprak yolda yürüyüş yaptığını gördüm arkasından da bir pickup onu takip ediyor yanımıza geldi selam verdi gece buradamı kaldınız diye sordu bizde evet dedik helal olsun çakı gibi gençleri görünce kendimi çok iyi hissediyorum dedi Karabük İl Jandarma Komutanıymış tanıştık komutanımızla gurur duyduk her Türk asker doğar.
Masamızı kurduk çayımızı yaptık başladık kahvaltımızı yapmaya komutanımız ve askerleri de bizden 50 metre ilerde çöktüler yere onlarda kahvaltı yapıyor komutanımız askeri ile bize sıcak poğaça gönderdi teşekkür ettik ve bizde gidip komutanımız ve askerlerine çay ikram ettik buradan selamlıyor ve saygılarımı sunuyorum.
Tüm malzemelerimizi toplayıp yola çıkma zamanı geldi Çakraz kampını sizlerle başka bir yazımda paylaşacağım şimdi Eğriova Göleti ile ilgili sizlerle gözlem ve tavsiyelerimi paylaşacağım
Bölgede tuvalet yok, akan bir su kaynağı da maalesef bulunmuyor bu yüzden hazırlıklı gelmekte fayda var. Göl etrafında telefon ve internet çekmiyor Türkcell haricinde, tabiat parkı veya milli park da olmadığı için bir bekçisi ve ilgileneni yok bu yüzden çöp kutusu yada çöp konteynırı görmedim buda demek oluyor ki bu bölgece çok daha titiz olup çöp ve artıklarımızı kesinlikle poşetleyip yanımızda götürerek ana yola indiğimizde çöpe atmalıyız. Yakacak odun orman içinden temin edilebilir fakat en sıcak günlerde daha nemli olabilir bu yüzden kamp ateşinizi başlatmak için yanınızda bir miktar kuru odun bulundurmalısınız.
Eğriova Göleti ve etrafında yürüyecek ve bisikletle gezilebilecek güzel rotalar mevcut, ulaşımı kendi aracınızla sağlamaktan başka bir seçeneğiniz bulunmamakta. 1350 metre rakımda olmasına rağmen güneş battığında gerçekten soğuk oluyor o yüzden yazın bile kalın kıyafetler çok önemli, bölgede geyik domuz ayı gibi yırtıcı hayvanlar mevcut buna göre önlemlerinizi almalısınız. Eğriova Göleti ‘ne çıkarken yolda ve göl etrafında harika manzaralar var doğa ve orman inanılmaz bu yüzden fotoğrafçılara gitmelerini tavsiye ediyorum Eğriova Göleti ile ilgili anlatacaklalrım bu kadar başka bir yerde başka tecrübelerle buluşmak üzere sağlıkla kalın hoşçakalın




