Selam dostlar doğayı seven, koruyan ve saygı duyan herkese kucak dolusu sevgilerimi sunuyorum.
Sizlere dağlara, yaylalara çıkmak istediğimde aklıma ilk gelen ve defalarca gitmeme rağmen bıkmadığım, vazgeçemediğim bir yerden Salın Yaylası ‘ndan bahsedeceğim. Beni burayla tanıştıran arkadaşım Ayvaz’ın da buradan kulaklarını çınlatalım (instagram adresi @ayvazgzgc takip etmek isterseniz oda çılgın bir kampçıydı bir zamanlar.)
Salın Yaylası
Nasıl Gideriz ?
Ankara merkezden 115 km yaklaşık 2 saat sürüyor, eski İstanbul yolundan Kızılcahamam’ ı geçtikten sonra Çerkeş istikametine sağa dönüyoruz ve Yağcıhüseyin mahallesine doğru gidiyoruz buraya ulaştıktan sonra rotamızı Karagöl’e çeviriyoruz ve tam tepeye çıktık Karagöl Jeositi altımızda çukurda bize göz kırparken biz oraya inmeyip soldan Salın Yaylası‘ na doğru devam ediyoruz oraya gitmişken Karagöl’ü bir gezmenizde fayda var orası da güzel bir kamp alanı ama başka bir yazımda bahsedeceğim(Karagöl Jeositi ile ilgili yazıma bu linkten ulaşabilirisniz.
https://www.campingbears.com/2018/01/07/isikdag_karagol/ ) Şimdi hedefimiz olan Salın Yaylasına devam edelim Karagöl’e girmeyip soldaki dağ yolundan devam ettik gayet düzgün bir toprak yolla beraber Salın Yaylası‘na kadar güzelim çam ormanlarının içinden devam ediyoruz manzaralara bayılacaksınız Salın Yayla evlerini biraz geçtikten sonra geniş düzlükler var çok ferah bu kısımdan sola yukarı doğru belli belirsiz bir yol var aslında yol değil araçlar gide gele teker izi yapmış çimenlerin üzerinden kamp alanımıza doğru devam ediyoruz yayladan biraz yükseliyoruz gölet kenarına geldiğimizde gölet biraz aşağıda kalıyor güzel bir yayla manzarası mevcut, göl ve ufak olsa da yine bir su birikintisi ayrı bir hava katıyor ayrıca kamp alanı yüksekte olduğu için siz yayladan gelen geçen araçları görebiliyorsunuz ama gölet kenarı yayladan görünmüyor gizli bir yer gibi yayladan o tarafa bakan yabancı bir insan orada gölet olduğunu bile anlayamaz.
Not: Harita üzerindeki alan ve simgelere tıklayarak bunlarla ilgili bilgileri görüntüleyebilirisiniz
Eğer buraya gidip bir gece geçirirseniz neden vazgeçemediğimi ve çok sevdiğimi sizde göreceksiniz. Çimenlerin güzelliği ve rengi sizi mest edecek. Kamp alanı ve yaylada çimenlerde ayakkabısız yürüyebilirsiniz ayağınıza taş bile batmıyor. Kuşların cıvıltısı ve sessizlik de olağanüstü ayrıca gece gökyüzü ve yıldızlar inanılmaz bir seyir zevki sunmakta. Güneş yayla tarafından batıyor akşam saatlerinde havanın ve doğanın rengi öyle kızılımsı oluyor ki bu manzaraya karşı bir çay içmek bile terapi etkisi yaratıyor.
Yaylanın Özellikleri
Birazda yayla ile ilgili bilgiler vermeye çalışacağım. Göletin olduğu kısım yaklaşık 1600 m yükselikte, bu yüzden tertemiz bir havaya sahip.
Yaylada kışın kalan oluyor hayvancılık yapılan bir yayla bol bol inek görebilirsiniz. Yaz aylarında gece sıcaklığı 5 dereceye kadar düşüyor. O yüzden tedbirli olmakta fayda var, haritadaki işaretli alanda bolca devrik ölü ağaç mevcut oradan kamp alanına kadar taşımanız gerekiyor.
Bunlara Dikkat Etmeliyiz!
Rica ediyorum, eğer giderseniz daha önce ateş yakılan yerleri kullanınız. Hatta varsa saç veya ateş kutusu üzerinde yakmanız. Çadırınızı ateş yerlerine göre ayarlarsanız çimenlerin üzerinde ateş yakmak zorunda kalmazsınız. Böylece çimenler ve bitki örtüsü zarar görmüyor. Her gittiğimde farkı yerlerde yakılan ateşlerden dolayı neredeyse çimen kalmamıştı.
Sorumsuz insanlar daha önce ateş yakılmış, taşlarla çevrili yerin 1 metre sağına 1 metre soluna ateş yakmışlar. Gerçi son orman yangınlarından sonra ormanlara girişler yasaklandı bırakın ateş yakmayı o alanlarda oturmanıza bile izin verilmiyor. Bu yasaklar bittiğinde mümkün olduğunca dikkat etmeliyiz. Kamp tüpleri ile de yemek su ısıtabiliriz tabi ki. Ama gece kamp ateşi vazgeçilmez bir şey. Bu yüzden ağaçlara uzak, güvenli ateş alanlarında ateşimizi yakıp, yatacağımızda su ile söndürüp üstünü kapattığımız taktirde hiç bir sorun olmayacaktır.
Kampımızı Nereye Kuralım ?
Çadırlarınızı kurabileceğiniz yerleri haritada işaretledim. Gittiğinizde sizde çimenlik ve düzgün olduğu için oraları tercih edersiniz diye düşünüyorum. Biraz daha arkada ağaçlar arasında bir kaç yer daha var, onlarda haritada mevcut.
Kamp alanında önceden su yoktu. Orman Müdürlüğü yanılmıyorsam 2020 yılında büyük ağaçlardan güzel bir çeşme yaptı. Suyu ormanın üstlerinden getirmişler içilebiliyor güzel buz gibi bir su. Ayrıca çeşmenin önünde büyük bir yarım kütükten havuzu var, içeceklerinizi onun içinde soğutabilirsiniz. Çeşmenin konumu haritada işaretli ayrıca son hali ile ilgili fotoğrafları da ekledim.
Kamp alanında turkcell ve internet çekiyor diğer operatörleri bilmiyorum. Tuvalet tabi ki yok burası bir milli yada tabiat parkı değil. O yüzden bir bekçisi veya bakan biri olmadığı için lütfen çöplerinizi bırakmayın. Hatta kendi çöplerinizi toplarken üşenmeden, bunu ben atmadım, bu benim çöpüm değil demeyip bir mıntıka temizliği yaparsak bu güzel ortamı temiz ve sağlıklı tutabiliriz.
Gitmeden Ne nereden almalı ?
Kampta tüketeceğiniz yiyecek ve içecekleri Ankara merkez, Kahramankazan ve Kızılcahamam’ dan alabilirsiniz. Çerkeş sapağına döndükten sonra pek bir şey bulmanız mümkün değil.
Kamp alanında çeşme olmasına rağmen yanınıza en azından içecek su almanızı tavsiye ederim. Bunun sebebi bu tür küçük çeşmelerin olduğu bir çok kamp alanında gördüğüm üzere boruda kışın olan patlamalar yada su kaynağının kuruması gibi nedenlerle bir sene akan çeşme bir sonraki sene akmayabiliyor. Bu tür bir durumda susuz kalmak çok can sıkıcı olacağından bütün kamp keyfiniz kaçar.
Her türlü binek aracınızla Salın Yaylası‘na ulaşmanız mümkün. Arabanızın altının değeceği veya batabileceğiniz herhangi bir yer yok. Kışın gidecekseniz özellikle yayladan sonra ki kısım da yoğun kar olabiliyor. Bu yüzden kışın gitmeyi planlayanlar için 4×4 bir araç, hatta kar veya çamur lastikleri olması gerekiyor.
Salın Yaylası’na otobüslerle trekking kulüpleri de geliyor. Gölet etrafına yaklaşmasalar da etraftaki ormanlarda güzel rotalar var, gün boyu süren yürüyüşler yapıyorlar. Araştırıp sizleri için bu rotaları da haritaya işledim. Kamp alanında sıkılıp biraz yürümek, etrafı keşfetmek isterseniz işinize yarayacaktır.
Vahşi yaşam aktif mi?
Bir kış gittiğimiz kampta etrafta hangi hayvanların yaşadığını anlamak için kamp çevresindeki ayak izlerini aradık . 4 veya 5 kurt kamp alanımıza 30 metre kadar yaklaşmışlardı.
Göl buz tutuyor ama hayvanlar su ihtiyacı için inebiliyorlar.
Alanda ayrıca tavşan, domuz, ayı ve geyik de var. Ormana yürüyüş veya odun toplama amaçlı girişlerde, gürültü çıkararak ani karşılaşmaların önüne geçmek önemli. Hayvanlar sizin o bölgede olduğunuzu anladıklarında zaten uzaklaşacaklar ve sizi rahatsız etmeyeceklerdir.
Tabi ateş üzerinde yapacağınız etler ve yiyecek kokularını alacaklardır. Artıklarını kamptan uzak bir kaya üstüne koyarsanız hayvanlar sizi rahatsız etmeyeceklerdir. Yapmadığınız et ve yiyecekleri arabanızda muhafaza etmelisiniz, çadır içine veya yakınlarına koyarsanız aç olan hayvanlar bunlara ulaşmaya çalışabilir. Buda sizin için korkutucu ve tehlikeli olabilir.
Salın Yaylası için anlatacaklarım bu kadar ama aklıma geldikçe ekleyeceğim. Ayrıca burası için bir youtube videosu da hazırlayacağım. Yorum ve sorularınızı aşağıdaki mesaj kısmından yazabilirsiniz hepsine kısa zamanda yanıt vereceğimden şüpheniz olmasın. Sevgi ve saygılarımı sunuyorum Doğayı Sev , Yeşili Koru Ayıyı Öppppp.







Comments (2)
bir arkadaşım geçen hafta Salın yaylasındaydı. Web de bakarken içeriğini gördüm. Kızılcıhamam da diğer önerdiğin yerlere de baktım. Ben de senin gibi insanın az, doğanın ve yabanın bol olduğu yerleri tercih diyorum. Bu akşam hem kaleme aldığın yazı hem de fotoğrafların etkisiyle Salın’a gideceğim. Bir selam vermek istedim. Kolaylıklar!
Çok memnun oldum son zamanlarda yangınlardan dolayı gelişen orman yasakları bizi kamptan iyice kopardı balıkçılığa ağırlık verdik ama geri döneceğiz